“Küçük” Britanya’dan sevgilerle

Londra Yazıları – İbrahim Sirkeci Her hafta bir başka karanlık ve iç karartıcı haberle açılıyor. Daha doğrusu karanlıklar bir türlü açılmıyor. Genel olarak çok karamsar olduğum söylenemez ancak bu siyaset meselesi harbi bunaltıcı. Birkaç yıl önce bazı bakanlar Romanya ve Bulgaristan’dan göçü önlemek için bu ülkelerde İngiltere aleyhine propaganda yapmayı Continue Reading

Göçmenlerden bahsederken

Londra Yazıları – İbrahim Sirkeci Siyaset de basın da maalesef kirli bir dil ile malul. Özel ilgi alanı olduğu için göç ve göçmenlerle ilgili kısmı daha çok dikkatimi çekiyor. Bu kirli dil dikkat çekici olanı seçip onun üzerine kuruluyor. Pazarlama ilkeleri itibariyle de ne kadar tartışmalı ve tahrik edici olursa Continue Reading

Londra’ya sığınmak

Bir süredir göğüslediğimiz ekonomik krizin en ağır İngiltere’de hissedileceği tahminleri malumunuz. Geçen hafta bu krizin banka kredisiyle ev sahibi olanları kötü duruma sokmaktan daha ağır etkileri olacağı ve toplumsal çatışmaya yolaçacağının ilk örneklerini görmeye başladık. 22 rafineri ve enerji merkezinde çalışanlar, yabancı işçilerin istihdam edilmesine karşı eylemlere başladı. Gerilim, ülkenin Continue Reading

Obama’nın İngiltere’sinde sevinç gözyaşları

Sağcısıyla solcusuyla İngilizler, Obama’ya ‘genç, yakışıklı ve bronzlaşmış’ diyen Berlusconi’nin ırkçılığına düşmeden, yeni başkana sevindi. Seçim gecesi Londra’da ve diğer şehirlerde on binlerce İngiliz, ABD vatandaşı göçmenlerle birlikte sabahladı. Bir tahmine göre 250 binden fazla kişi katıldı bu seçim partilerine! Uluslararası politikadaki yakın duruşları, tarihsel ve kültürel ortaklıklar, ABD başkanlık Continue Reading

Vatandaş İngilizce konuş!

İstatistikle çarpıtmak kolaydır. Hele de karşınızdakiler durumdan habersizse. Uygun istatistik yöntemlerle neredeyse istediğiniz herşeyi istediğiniz gibi söylemenin mümkün olduğu yaygın bir kanaat. Bunun doğruluğunu tartışabilirsiniz. Ancak bu raporlardan bazı şeyleri seçerek rapor etmek hem keyfidir hem de yanıltıcıdır. Bu işsizlik oranları açıklandığında da böyledir, göç rakamları açıklandığında da. Dünyanın pek Continue Reading

Barack oğlan: Siyah ve “Hüseyin”

Bu hafta ABD seçimlerine taktım. Okulda bazı arkadaşlar ofislerinin kapılarına ‘Başkan Obama’ posterleri asmış. Bu Obama sempatisinin kanaatimce üç nedeni var. Bir kısmı genel olarak kendilerini demokratlara yakın hissediyor, bir kısmı Obama’yı değişik buluyor; ama önemli bir kısmı da Bush’tan illallah dedikleri için Obama diyor. Barack Hüseyin* Obama’nın ABD başkanlığına Continue Reading

Sponsorlar bir bir kaçarlarken

Doksanlı yıllardan sonra İngiltere’den başlayarak endüstrileşen futbolda, ilk aşamada seksenli yıllarda forma reklamları ile başlayan sponsorluk kavramı, ikibinli yıllarda doruk noktasına ulaştı. Özellikle sanayileşmiş ve futbolda da büyük söz sahibi İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkelerde futbol sponsorlukları çığ gibi büyüdü. Sponsorluk sadece formanın göğsüne reklam vermenin çok Continue Reading

Gereksiz fauller

Sevgili okuyucular, yazılarımda genelde Türkiye’de futbolu geriye götüren sahanın dışındaki sorunlara, yanlışlara kendi anlayışıma göre yer veriyorum. Bugün ise sizlere saha çizgileri içinden yani futbolun kendisinden bahsetmek istiyorum. Bahsedeceğim konu ile bu defa saha içindeki bir sorunu ele alacağım. Futbol var olduğundan beri içindeki kavramlardan bir tanesi hepimizin bildiği gibi Continue Reading

Sahte okey!

O key oyunu aşağı yukarı hepimizin bildiği yaşamının bir döneminde mutlaka oynamış olduğu bir oyundur. Bu oyunda (aslında esas adı “joker” olan) “okey” olarak adlandırılan bir taş vardır. Bu taşın üzerinde bir şekil vardır ve bu şekil bu taşı diğerlerinden yani sayılardan görüntü olarak ayırır. Normalinde joker olarak kullanılan taş Continue Reading